alçak gönüllülük.png

Alçak gönüllülük. Doğuştan içimizde var olan fakat yaşamımız boyunca karşılaştığımız olaylar ve sistemler karşısında korumakta zorlandığımız ve kaybetmemeye çalıştığımız değerimiz. Temelde örf ve adetlerimizde olan; din, dil, ırk vb. hiçbir ayrım yapmadan asırlarca kullandığımız ve gerçekte genlerimizde olduğuna inandığım bir değer.  Bu değer olmadan belki de diğer bahsetmiş olduğum değerleri hayat geçireceğimize inancım az. Öyle bir değer ki ‘’Alçak Gönüllülük’’ tam anlamıyla iliklerimize kadar işlemiş. Alçak gönüllüğü anlatmak için o kadar çok düşünüp araştırma yaptım ki bu erdemi anlatabilecek gerçek anlamda tarihimizde çok örnek buldum. İçlerinde biri vardı ki gerçekten Alçak gönüllüğün karşına adını yazdığımızda hiç de tesadüf olmayacaktır.

1921 Senesinde Milli Eğitim Bakanlığı tarafından illi Mücadele’de vatanını canı pahasına savunmuş kahraman milletimizi temsil edecek ulusal bir marş yazılması için yüksek para ödüllü bir yarışma açılmıştır. Memleketin dört bir yanından gelen pek çok usta şair ilk defa yazılacak olan milli bir marş için duygu ve heyecanlarını mısralara dökmek üzere yarışmaya katılırken dönemin  şairi Mehmet Akif’in yarışmaya katılmadığı görülür. Kendisine bunun sebebi sorulduğunda büyük bir alçak gönüllülükle “Milli marş para ile yazılmaz” yanıtını vermiştir. 
Fakat onun yakın çevresi Mehmet Akif  gibi bir şairin yarışmaya mutlaka katılması gerektiğini düşünüyordu. Bu sebeple yakın arkadaşlarının yarışmayı kazanması halinde para ödülünü kabul etmeyebileceği yönündeki ısrarlı yaklaşımları sonucunda Mehmet Akif  eğer  ki kazanırsa ödül verilmemesi şartı ile yarışmaya katılmaya karar vermiştir. Türk Milleti’nin zaferini en güzel şekilde anlattığı, Kurtuluş Savaşı'nın kazanılacağına olan inancını, Türk askerinin yürekliliğine ve özverisine güvenini, Türk ulusunun bağımsızlığa, Hakk'a, yurduna  bağlılığını ‘’İstiklal Marşında’’ en net duygular ile dile getirmiştir. 724 şiir içerisinden TBMM içindeki mebusların oyları ile birinci seçilmiş ve dönemin Maarif Bakanı Hamdullah Suphi Tanrıöver tarafından TBMM’de okunmuştur. Mecliste bulunan tüm milletvekilleri tarafından büyük bir coşku ve heyecan içerisinde, iki kez ayakta dinlenen İstiklal Marşı, 12 Mart 1921’te TBMM tarafından Milli Marş olarak oybirliği ile kabul edilmiştir.

Mehmet Akif, İstiklal Marşı’nı Türk Milleti’nin eseri olarak kabul ettiğinden eserlerini içinde topladığı ünlü Safahat’ına koymamış ve ‘’Kahraman Ordumuza’’ ithaf etmiştir. Bir rivayete göre üzerine giyecek bir kabanı olmamasına rağmen nasıl bir alçak gönüllülüktür ki Kazandığı beş yüz liralık ödülü yoksul kadın ve çocuklarına iş öğreterek onlara iş imkanı sunmak için kurulan Darülmesai'ye bağışlanmıştır. İşte bu yüzdendir ki bizim gücümüz ATA ‘dan gelir.