amaç.png

Hayatımızdaki amacımız nedir?

Hayattan çoğunlukla istediklerimizi biliriz. Bu istekleri amaç cümlesi haline getirdiğimiz zaman artık istek olmaktan çıkar ve gerçeğe dönüşmesi için vücut kazanır. Amaç olmadan isteklerimiz büyük olasılıkla hayal olarak kalmaya devam edecektir, rüzgar nereye savurursa oraya gedeceğiz. Gerçek başarıları arzulardan ayıran şey amaçtır. Arzu ederiz, gerçekleşmesi hayal geliyorsa bilmemiz gereken bu arzunun amaca dönüşmediğidir. Amaç belirlemek bizleri arzularımıza ulaşacağımıza inanmamızı sağlar.  İnandığımız kadar ilerleyebiliriz.

Adam, bütün hafta işte çok yorulmuş, hafta sonu iyice dinlenirim diye düşünüyordu. Pazar sabahı kalktığında, eşi güzel bir kahvaltı hazırlamıştı. Gazetesini aldı, keyif içinde bütün gün dinlenip evde oturacağını düşünürken oğlu koşarak geldi:
– Baba, sinemaya ne zaman gideceğiz? Baba, oğluna onu sinemaya götüreceğine dair söz vermişti ama tamamen unutmuştu. Dışarıya çıkmak istemediğinden nasıl bir bahane uydursam diye düşündü. Sonra gazetedeki dünya haritası gözüne ilişti. Dünya haritasını küçük parçalara ayırıp, yapboz haline getirdi. Oğluna dedi ki:
– Bu haritayı eski haline getir, ondan sonra seni sinemaya götüreceğim.
Nasılsa, en iyi coğrafya öğretmenini bile bu haritayı akşama kadar düzeltemez. Akşama kadar rahatım diye düşündü ki on dakika geçtikten sonra oğlu babasının yanına koşarak geldi 
– Baba haritayı düzelttim hadi artık sinemaya gidelim.
Adam önce inanamadı ve haritayı göster bakalım dedi. Hayretler içindeydi ve bunu nasıl yaptığını, sordu. Oğlu:

– Bana verdiğin haritanın arkasında bir insan vardı. İnsanı düzelttiğim de dünya kendiliğinden düzeldi…

Belki şu an istediklerimiz amaca dönüştürmeni tam vaktidir.