
Halikarnas Balıkçısı’nın (Cevat Şakir Kabaağaçlı) “Mavi Sürgün” adlı kitabında anlatılan gerçek bir olay: İstanbul’da işgal sonrası İngiliz askerleri çorba taşıyorlar. İki kovayı bir sopaya geçirmişler; taşırken çorbayı yere döküyorlar. Türk çocukları o kadar açlar ki yere dökülen çorbaları yalayarak açlıklarını bastırmaya çalışıyorlar. Bu durumdan, Çanakkale’deki gibi savaşmış dedelerimiz sayesinde bambaşka bir yere geldik. Bunları bilen çocukların bulundukları ülkeyi sevmemelerine imkân yok.
Ama tahtada sadece matematik, fizik olursa, çok önemli olan değerler görmezden gelinirse, o zaman çocuklar bu yurdu sevmenin önemini nasıl öğrenecekler? Yurt sevgisi ve hoşgörü ikisi bir arada harikuladedir. Yeter ki bir araya getirin.
Bu soruların yanıtlarını bu seminerde buluyor olacak ve kendimize bir ayna tutacağız.
Bugün sizlerle 1 saat boyunca birlikte bir ev inşa edeceğiz. Bu evin temelinde yurt sevgisi olacak. Evin tuğlalarını girişimcilik, iş kalitesi ve dürüstlükle koyacağız. Evimizin en önemli kısmı olan çatısını ise hoşgörü oluşturacak.

